}
Bildiri (23.06.2001) 23.06.2001
Mp4 Mp3 Link

Sohbet Kodu: 102289

SOHBETİN ADI: BİLDİRİ    
TARİHİ: 23.06.2001

Sevgili kardeşlerim, sevgili izleyenler ve dinleyenler! Biliyorsunuz ki; biz siyasetin dışındayız, siyasetle bir ilişkimiz yok. Ama ülkemizde demokratik açıdan ciddi olaylar cereyan ediyor. Siyaset açısından değil ama adalet açısından bu konuşmayı yapmak mecburiyetini duyuyorum. Ülkemizde bir parti, dîni inançları sebebiyle, anayasa mahkemesi tarafından kapatılmıştır. Bu Türkiye demokrasisine bir lekedir. Türkiye’nin Avrupa birliğine girme çabalarının en önemli merhalesinde, Türkiye bir büyük gaf yapmıştır, bir partiyi inançlarından dolayı kapatarak.

Sevgili kardeşlerim! Bir ülkede idare edenler, milletin çoğunluğuna karşı hüküm ferma olamazlar. Bu uzun süre devam edemez. Bu ülkede, insanların çok büyük bir kısmı inananları oluşturuyor. Adalet mekanizması Türkiye’de ciddi bir yara almıştır. Gerekçeye baktığımız zaman, bir büyük, korkunç bir hayal sukutuyla karşılaşıyoruz. Laikliğin karşısında olmakla, irticayı temsil etmekle suçlanan bir grup insan. Milli irade tarafından, seçim sandıklarında hukuka uygun biçimde seçilen insanlar adalet mekanizması tarafından cezalandırılıyor. Bu, adalet değildir. Bu, adaletin çiğnenmesidir. Bildiğiniz gibi yıllardan beri siyaset konusunda hiç bir şey söylemedik. Ekonomi açısından durum değerlendirmelerimiz, konuya siyasi yaklaşımımıza hiçbir şekilde açık kapı vermedi. Hep siyasetin dışında kaldık.

Sevgili kardeşlerim! Özellikle demokrasi adı verdiğimiz sistem, halkın serbest iradesine dayalı bir seçim sistemidir. Ve milli irade görev yapmıştır. Bir takım insanları parlamentoya göndermiştir. Ve anayasa mahkemesi bir karar veriyor. O insanları, Büyük Millet Meclisi’ndeki görevinden uzaklaştırmak yetkisini görüyor kendisinde. Siyasi açıdan meseleye insanlar nasıl bakıyorlarsa bakıyorlar, bizi hiç mi hiç enterese etmiyor. Ama adalet açısından, bunu protesto ediyoruz. Bu bir adalet değildir, adaletin çiğnenmesidir.

Sevgili öğrenciler, izleyenler, dinleyenler! Bir ülkede demokrasi ya vardır ya da yoktur. Bu, var olduğu varsayılan demokrasi, bu kararla, anayasa mahkemesinin bu kararıyla ağır bir leke almıştır, ağır bir darbe yemiştir. Milli irade, bir mahkeme kararıyla ayaklar altına alınmıştır.

Böyle bir dizaynda Allahû Tealâ’nın muhtevasına dikkatle bakın, sevgili öğrenciler, izleyenler ve dinleyenler! Türkiye daha evvel, Refah partisinin iktidar olduğu bir devre yaşamıştır. Ve insanları korkuttukları şeyler, “hanımların başlarını zorla bağlatacaklar, insanları peçelerle dolaştıracaklar, şöyle yapacaklar, böyle yapacaklar” sözlerinin hiçbirisini gerçekleştirilmediği, böyle bir şeyin mümkün olmadığı bir kesinlik kazanmış durumda. Önce, o parti kapatıldı. Onların yerine, yeniden gelenler olacaktı elbette.

Bu memleketi idare edenler, sizlere sesleniyorum! Halkın kalp yapısını değiştiremezsiniz. Çoğunluk sizler değilsiniz, çoğunluk onlar. Bir gün, çoğunluk olduklarının idrakine varacaklardır. O zaman onlara bu tarzda zulmedilmemesi gerektiğini öğreneceksiniz.

Sevgili öğrenciler, izleyenler, dinleyenler! Bu konuda derin bir üzüntü duyuyoruz. Hayır! Siyasetin içinde değiliz, siyaset açısından konuşmuyoruz ama adalet açısından; hayır, hayır, hayır. Bir haksızlık söz konusudur, adaletsizlik söz konusudur ve hayatımızın her devresinde adaletsizliğe mutlaka karşı olduk. Artık demokratik ülkelerden hiçbirinde bu tarz bir eyleme müsaade edilmez. Anayasa adına, anayasayı adaletsizliğe bir vasıta olarak kullanılmış görüyorum. Ve böyle bir davranışı, inançlarından dolayı bir partinin kapatılmasını, Türkiye tarihinde, demokrasinin bir kara lekesi olarak kabul ediyorum.

Sevgili öğrenciler, izleyenler ve dinleyenler! Türkiye’de adalet mekanizması, ağır bir yara almıştır. Ve Türkiye, Avrupa birliğine girme şansını daha uzun bir süre bu sebeple, bir defa daha kaybetmiştir. Ve Türkiye’yi idare edenler, kendilerine yazık etmiştir.

Ne olmuştu bir Refah devresi iktidarında? Rüşvetler kalkmıştı. Ülkeyi idare edenler, rüşvet almadan da görevlerini sürdürebileceklerini ispat etmişlerdi. O parti devrinde Allah'a en yakın olanlar, belki başka devrelerden çok daha fazla baskı altına girmişlerdi, o partiyi idare edenler tarafından. Bunlardan birileri de bizlerdik. Ama bu, onlara karşı iğbirar duymamıza sebebiyet vermez. Herkes kendi inançlarının, kararlarının neticesini tatbik eder.

Öyleyse ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Refah partisi devrinde, Allah'a yakın olanların, başka zamanlardan daha fazla sıkıntı içerisinde yaşadıkları bir vakıadır. Ama bu vakıa, onun bir devamı olan Fazilet partisinin kapatılmasına göz yummamıza hiçbir şekilde sebebiyet veremez. Bir gün onlar da doğruları öğrenecekler. Ülke bir sıkıntılı devre girmek üzere. İstifalar meclisi düşürebilir. Yeni bir seçim, mutlak bir gereklilik olabilir.

Böyle kritik noktalarda sevgili öğrenciler, izleyenler, dinleyenler, hepinizi sağduyulu hareket etmeye, sükûnete davet ediyorum! Bu günler gelir ve geçer, yaralar sarılır. Ümitsiz olmak için sebep yok. Eğer bu halkın, bu ülke halkının bir kısmı, o milletvekillerini seçmişse, o milletvekilleri o parlamentoda göğüslerini gere gere görev yapabilmek yetkisinin sahipleri olmalıydılar.

Sözlerimizi uzatmayacağız, sevgili öğrenciler, izleyenler, dinleyenler! Sözlerimizi burada bitiriyoruz. Bir defa daha politikanın dışında olduğumuzu, kesin çizgilerle vurgulayarak ama adaletsizliğin karşısında olduğumuzu da.

Allahû Tealâ’nın hepinizi bu adaletsizlikleri unutma noktasına ulaştırmasını, Yüce Rabbimizden dileyerek sözlerimizi inşallah burada tamamlıyoruz, sevgili öğrenciler, izleyenler, dinleyenler, kamu oyu!

Allah hepinizden razı olsun.

İmam İskender Ali M İ H R